Adalet, Ahlak ve Cesaret Üzerine Bir TÜRSAB Seçimi
Herkesin bildiği gibi 7 Ekim 2025 Salı günü, TÜRSAB Muratpaşa Bölge Temsil Kurulu seçimleri yapılacak.

Taner Şahin
-Herkesin bildiği gibi 7 Ekim 2025 Salı günü, TÜRSAB Muratpaşa Bölge Temsil Kurulu seçimleri yapılacak.
Bu seçim, yalnızca bir temsilcinin belirlenmesiyle ilgili değil; Antalya turizminin geleceğine, hatta TÜRSAB’ın kurumsal güvenilirliğine dair önemli bir sınav anlamına geliyor.
Seçime tam beş aday giriyor. Ancak içlerinden ikisiyle ne basın ne de kamuoyu doğru düzgün temas kurabildi.
Geriye kalan üç isim ise Antalya kamuoyunun yakından tanıdığı isimler: Kayyum olarak atanan mevcut Başkan Onur Özer, yardımcısı Tolga Özgüven ve “TÜRSAB Antalya Yeniden” mottosuyla yola çıkan Oktay Ari.
Tolga Özgüven’in Basın Toplantısı: Toplantı mı, Ticari Anlaşma mı?
3 Ekim Cuma günü Tolga Özgüven bir basın toplantısı düzenledi.
Biz de her zamanki gibi oradaydık, çünkü yıllardır bu toplantılara katılırız ve neyin “basın toplantısı” olup olmadığını az çok biliriz.
Ancak bu kez salona adım attığımız andan itibaren içimizde bir tuhaflık hissettik.
Sorulması gereken soru şuydu:
Basın toplantısına mı geldik, yoksa bir ticari anlaşmanın tanıtımına mı?
Özgüven’in yanında yer alan yazılım firmaları, toplantının neredeyse tüm yükünü üstlendi.
Sahnede, adaydan çok iş ortakları konuştu.
Bu durum, seçime sayılı günler kala TÜRSAB camiasında “aday mı tanıtılıyor, yoksa yeni bir ticari iş modeli mi?” sorularını beraberinde getirdi.
Toplantı boyunca Tolga Özgüven’in oldukça heyecansız, hatta kontrolsüz bir izlenim verdiği gözlendi.
Kurumun geleceğine talip bir ismin böylesine önemli bir günde sahneye daha profesyonel, daha planlı çıkması beklenirdi.
Ancak olmadı.
Sözün özü Özgüven o gün salondan istediğini alamadı.
Oktay Ari’nin Toplantısı: Enerji, Katılım ve Güven
Bugün ise sahne Oktay Ari’deydi.
Onun toplantısında da bazı ufak tefek aksaklıklar yaşandı belki ama, bir basın toplantısının nasıl yapılması gerektiğini hatırlatan bir organizasyon izledik.
Salon doluydu.
Yaklaşık 400’e yakın acente sahibi oradaydı.
Ari konuşmaya başladığında, sözleri sık sık alkışlarla kesildi.
Bu yalnızca bir destek gösterisi değil, aynı zamanda sektörde biriken tepkilerin ve değişim isteğinin dışa vurumuydu.
Oktay Ari, sahnede yalnızca bir aday değil, bir umut figürü gibiydi.
Halkla ilişkiler diliyle değil, meslektaş diliyle konuştu.
Cümleleri abartısız ama netti.
Bu yüzden salondan çıkan birçok acente sahiplerinin yüzünde “nihayet biri bizi anladı” ifadesini gördük.
Ve Gelelim En Tartışmalı İsme: Kayyum Başkan Onur Özer
TÜRSAB Muratpaşa’daki seçim sürecinde en çok konuşulan konulardan biri de kayyum olarak atanan mevcut Başkan Onur Özer’in tarafsızlığı.
TÜRSAB’ın kayyum yönetimi, bilindiği üzere bölgedeki Acentaların üyelik aidatlarıyla dönen bir mekanizma.
Ancak bu aidatlarla yönetilen bir kurumun kaynaklarının, bir adayın kampanyasına dolaylı ya da doğrudan hizmet etmesi, seçim etiği açısından kabul edilemez bir durumdur.
Bir başkan adayının önce istifa edip sonra yola çıkması gerekir.
Bu hem ahlaki hem de adli bir zorunluluktur.
Kurumun imkânlarını, personelini, araçlarını, ofisini ya da bütçesini kendi seçim kampanyasında kullanmak, “eşit şartlarda yarış” ilkesini yok eder.
Bu noktada sorulması gereken basit bir soru var:
Bu seçim gerçekten adil mi?
Kimin elinde kamu kaynağı, kimin elinde sadece inanç ve emek var?
Bir Seçimden Fazlası
TÜRSAB Muratpaşa seçimleri, Antalya’daki turizm camiası için yalnızca bir temsil yarışı değil; bir ahlak testi.
Kim gerçekten bu sektöre hizmet etmek istiyor, kim kendi çıkarını korumaya çalışıyor — 7 Ekim’de bunu göreceğiz.
Kimi adaylar sahneye profesyonel ekiplerle çıkıyor, kimi samimi hatalarla ama içtenlikle konuşuyor.
Fakat bu yarışın sonunda kazanacak olanın, yalnızca bir isim olmaması gerekiyor.
Kazanan, adalet olmalı.
Kazanan, turizmcinin sesi olmalı.
Kazanan, koltuk değil, güven olmalı.
Antalya turizminin geleceği, bu sandıkta şekillenecek.
Ve belki de yıllar sonra bu seçim, “bir dönüm noktası” olarak anılacak.
Çünkü bazen bir oy, yalnızca bir temsilciyi değil, bir anlayışı da değiştirir.

